beyin-mr

Ultrasonun Çalışma Prensibi

18. Yüz yılın son dönemlerine ait olan gelişmeler gerek teknolojik alanında gerekse her alanda dünyayı çok farklı şekillerde ilerletmişlerdir. Özellikle ultrason gibi cihazların icadı sayesinde  ve bunun daha sonraları günümüzde ki haline değin geliştirilerek yaygınlaştırılması sayesinde çok daha başarılı bir tıp bilimi ortaya çıkmıştır. Bu cihazları var eden teknolojinin keşfedilmesi en az tıp için çığır açan penisilinin keşfi kadar önemli bir dönüm noktası olarak görülebilmektedir. Bu sebeple de modern dünyamızda modern tıp içinde olmazsa olmaz bir yere sahiptirler.

Kapalı Emar Çalışma Prensibi

Elbet çeşitli sebeplerle bir çoğunuz hastanelere başvurmuşsunuzdur. Nasıl ki doktorunuza ve size yönettiği teşhislere güveniyorsanız; doktorlarınızda bu teknolojik aletlerin gösterdiklerine ve oradan aldıkları bilgiler sayesinde hastalığınıza teşhis koyabileceklerine güvenirler. Özellikle kapalı emar cihazının ortaya çıkardığı neredeyse kusursuz taramaların verdiği görüntüler sayesinde oldukça etkili bir teşhis koyma durumu söz konusudur. Bir hastalık durumunda en önemli etken teşhistir hatta tanı teşhis tedavi üçlemesinin ilk basamağı tamamıyla bu cihazların yardımıyla sürdürülmektedir. Bu sayede de her geçen yıl insan ömrü uzayarak devam etmektedir zaman içerisinde ki yolculuğuna.

Ultrason ve Kapalı Emar

Bildiğimiz tarihin ilk yıllarında insan ömrü yaklaşık olarak yirmilerdeydi. Gerek bitki köklerinden ilça yapmasıyla gerek daha da sağlıklı şekillerde beslenmesiyle on altıncı yüzyıl dolaylarında bu oran kırklara kadar geldi günümüzde ise bu oran yetmiş civarıdır ve ülkelere farklılık göstermektedir. Bu ilerlemenin en büyük pay sahibi elbette ki tıp alanında ki gelişmelerdir. Özellikle ultrason yeni doğan servislerinin vazgeçilmez aletidir. Ve bir çocuğun gelişiminin takibi için oldukça önemli bir göstergedir. Periyodik süreçler de anne adayımız bu cihaza bağlanarak bebeğinin gelişimini izleyebilir ve doktor herhangi bir olumsuz durumda anında müdahale edebilmektedir.