kapali-emar

Devrim Niteliğide Kapalı Emar

Kapalı emar gibi teknolojik alanda devrim yaratan icatların kullanılmaya başladığı dönemler, yirminci ve yirmi birinci yüz yıl arasında bir dönem olarak işaretlenebilmektedir. Özellikle bu tarz cihazlarının çalışma teknikleri basit olarak birbirine benzese de profesyonel açıdan oldukça farklılık göstermektedirler. Hal bu ki neredeyse kendine vasıflı bir sağlık kuruluşu diyen her bölüm içinde vazgeçilmez cihazlardır. Emar cihazı genel prensip olarak manyetik alanların çalışma prensibine dayanmaktadır. Daha doğrusu bu cihaz için dev bir mıknatıs dersek yanılmış olmayız sanırım. Bu mıknatıs çok güçlü bir şekilde bir rezonans oluşturmaktadır bu rezonansta vücudunuzda bulunan buna duyarlı özellikle hidrojen atomlarını harekete geçirerek çok kaliteli bir görüntü almayı mümkün kılmaktadır.

Kapalı Emar Hakkında Bilinemyenler, Merak Edilenler

Tabi ki bu cihaza girecek hastaların bilmesi gereken kesinlikle hareket etmemeleri gerektiğidir. Hareketsiz bir şekilde duruma göre değişen sürelerde ki genelde yirmi beş ila kırk beş dakika arasında bir sürede bütün vücutları ve ya sadece odaklanan bölgeler kemiklerinin içinde ki hale kadar en ince ayrıntısına kadar doktorlarının ekranında belirecektir. Bu şekilde de doktor hastalığın kökenini daha net tespit edebilecek ve devamında en uygun tedaviyi buna göre uygulayabilecektir. Ultrason cihazı ise biraz daha basit bir sistemsel teknik içermesine rağmen tamamen farklı bir çalışma metodu içermektedir. Öncelikle ct taramalarında olduğu gibi belli bir radyasyona maruz kalmanızı engeller. Çünkü genel çalışma prensibi ses dalgaları üzerine kuruludur.
Vücudunuzun belli bölgelerine gönderilen ses dalgaları ihtiyaç olunan frekanstaki alanlarına çarpıp geri döndüğünde bu ekrana belli başlı şekiller ve görüntüler iletmektedir. Bu iletimin ardından da doktor ihtiyacı olan görüntüyü bu sayede görebilmektedir. Özellikle bedeninizin içini açmadan direkt üst kısmından herhangi bir cerrahi işleme gerek kalmaksızın bunu uygulayabilmektedir.